Kedinin Hasta Olduğunu Nasıl Anlarız?
Kediler, doğaları gereği hastalık belirtilerini uzun süre saklayabilen canlılardır. Bu nedenle birçok kedi sahibi, sorun ciddi hale gelene kadar farkındalık geliştiremeyebilir. Kedi hastalığı, bazen çok belirgin semptomlarla ortaya çıkarken bazen de yalnızca davranış değişiklikleriyle kendini gösterebilir. Bu noktada kedinin normal alışkanlıklarını iyi tanımak, erken teşhis açısından büyük önem taşır.
Birçok kedi sahibi, kedisinin yalnızca biraz daha fazla uyuduğunu veya bir süre iştahsız olduğunu fark ettiğinde durumu önemsemeyebilir. Ancak bu küçük değişikliklerin günler içinde artması, çoğu zaman bir hastalığın ilk habercisi olabilir. Kediler rahatsızlıklarını gizlemekte oldukça başarılı oldukları için erken farkındalık büyük önem taşır.
Kedinin hasta olduğunu anlamanın en temel yolu, günlük davranışlarındaki değişiklikleri fark etmektir. İştahsızlık, halsizlik, saklanma isteği, tüylerde matlaşma, tuvalet alışkanlıklarında değişim ve göz–burun akıntıları en sık görülen hastalık belirtileridir. Bu tür değişiklikler birkaç günden uzun sürüyorsa veteriner hekim değerlendirmesi gerekir.
Bu rehberde, kedinin hasta olduğunu gösteren genel ve özel belirtiler, kedi gözü hastalığı, kedi deri hastalığı, kedi gençliği hastalığı ve FIP hastalığı gibi önemli durumlar ile hasta bir kediye evde nasıl yaklaşılması gerektiği detaylı ve anlaşılır şekilde ele alınacaktır.
Kedi Hastalığı Nedir?
Kedi hastalığı, kedinin normal fizyolojik dengesini, davranışlarını veya günlük yaşam fonksiyonlarını bozan her türlü sağlık sorununu ifade eder. Bu hastalıklar hafif ve geçici olabileceği gibi, erken fark edilmediğinde ciddi ve hayati risk taşıyan tablolara da dönüşebilir. Bu nedenle bu soruya verilecek yanıt, yalnızca belirli hastalık adlarını değil, genel bir farkındalık yaklaşımını da kapsamalıdır.
Kediler, doğaları gereği zayıflıklarını saklama eğilimindedir. Bu içgüdüsel davranış, vahşi doğada hayatta kalmaya yönelik bir refleks olsa da ev ortamında hastalıkların geç fark edilmesine neden olabilir. Bu yüzden kedi hastalığı çoğu zaman ani bir durum gibi algılansa da aslında belirtiler günler hatta haftalar öncesinden yavaş yavaş ortaya çıkabilir. İştah azalması, hareketlerde isteksizlik veya sosyal etkileşimden kaçınma gibi küçük değişimler bu sürecin ilk sinyalleri olabilir.
Kedi hastalıkları genel olarak bulaşıcı ve bulaşıcı olmayan şeklinde iki gruba ayrılabilir. Enfeksiyonlar, parazitler ve bazı viral hastalıklar bulaşıcı gruba girerken, sindirim sistemi problemleri, deri rahatsızlıkları veya organ fonksiyon bozuklukları bulaşıcı olmayan hastalıklar arasında yer alır. Ayrıca bazı kedi hastalığı belirtileri, farklı hastalık türlerinde benzer şekilde görülebilir. Bu durum, yalnızca belirtiye bakarak kesin teşhis koymayı zorlaştırır.
Bazı hastalıklar akut seyirlidir ve kısa sürede belirgin belirtiler gösterir. Buna karşılık kronik hastalıklar daha sinsi ilerler ve uzun süre hafif semptomlarla devam edebilir. Özellikle yaşlı kedilerde görülen kronik rahatsızlıklar, uzun vadeli gözlem gerektirir. Bu noktada kedi sahibinin rolü oldukça kritiktir.
Özetle kedi hastalığı, yalnızca “hasta görünme” haliyle sınırlı değildir. Kedinin günlük rutininde fark edilen en küçük değişiklikler bile bir sağlık sorununun belirtisidir. Erken farkındalık, doğru müdahale ve düzenli veteriner hekim kontrolleri, kedilerin sağlıklı ve uzun bir yaşam sürmesinin temel anahtarlarıdır.

Kedi Hastalığı Belirtileri Nelerdir?
Kedi hastalığı belirtileri, her zaman açık ve net şekilde ortaya çıkmayabilir. Kediler ağrı ve rahatsızlıklarını gizleme eğiliminde oldukları için, hastalıklar çoğu zaman davranış değişiklikleriyle kendini belli eder. Bu nedenle kedinin günlük rutinindeki küçük farklılıklar bile dikkatle değerlendirilmelidir.
Veteriner hekimlerin klinik deneyimlerine göre, kedi hastalıklarında en erken fark edilen belirtiler çoğu zaman davranışsal değişimlerdir. Birçok vakada iştahsızlık veya saklanma isteği, fiziksel belirtilerden günler önce ortaya çıkar. Bu nedenle veteriner hekimler, kedi sahiplerinin kedilerinin günlük rutinlerini iyi gözlemlemesini erken teşhis açısından kritik görür.
Davranışsal Kedi Hastalığı Belirtileri
Davranışsal belirtiler, hastalığın ilk sinyallerini veren en önemli göstergeler arasındadır. Normalde sosyal olan bir kedinin içine kapanması, saklanma isteğinin artması veya insanlarla temastan kaçınması sık görülen belirtilerdir. Aynı şekilde oyun oynamaya karşı isteksizlik, hareketlerde yavaşlama ve uyku süresinin belirgin şekilde artması da kedi hastalığı şüphesini güçlendirebilir.
İştah ve Su Tüketimindeki Değişiklikler
İştah değişiklikleri kedi hastalığı belirtileri arasında oldukça yaygındır. Kedinin mama tüketiminin azalması, tamamen yemek yemeyi reddetmesi ya da aşırı iştah artışı, altta yatan bir sağlık sorununun göstergesi olabilir. Buna ek olarak su tüketiminde artış veya azalma da göz ardı edilmemelidir. Bu tür değişimler özellikle metabolik ve böbrek kaynaklı hastalıklarda sık görülür.
Fiziksel Kedi Hastalığı Belirtileri
Fiziksel belirtiler daha gözle görülür sinyaller sunar. Kusma, ishal, kabızlık, kilo kaybı veya ani kilo artışı kedi hastalığı belirtileri arasında yer alır. Tüylerde matlaşma, düzensiz tüy dökülmesi ve deri üzerinde kızarıklıklar da kedinin sağlığında bir sorun olabileceğini düşündürür. Özellikle kedi deri hastalığı ve kedi cilt hastalıkları, çoğu zaman kaşıntı ve tüy yolma davranışıyla kendini gösterir.
Göz, Burun ve Solunum Sistemi Belirtileri
Göz ve burun çevresindeki değişiklikler de dikkat edilmesi gereken önemli belirtiler arasındadır. Gözlerde akıntı, kızarıklık veya sürekli kısma davranışı, kedi gözü hastalığı belirtileri arasında sayılır. Burun akıntısı, hapşırma ve solunumda zorlanma ise üst solunum yolu enfeksiyonlarına işaret edebilir.
Ciddi ve İleri Seviye Hastalık Belirtileri
Bazı ciddi hastalıklarda ateş, şiddetli halsizlik ve hızlı kilo kaybı gibi belirtiler ön plana çıkar. Özellikle FIP hastalığı görülen kedilerde bu tür belirtiler daha sinsi ve ilerleyici şekilde seyredebilir. Bu nedenle belirtilerin süresi, şiddeti ve birlikte görülme durumu her zaman dikkatle izlenmelidir.

Kedi Gözü Hastalığı Belirtileri
Kedilerde göz problemleri, kedi hastalığı belirtileri arasında en fark edilmesi kolay olanlardan biridir. Gözler hem hassas hem de çevresel faktörlere açık olduğu için birçok hastalık ilk belirtilerini bu bölgede gösterebilir. Bu nedenle göz çevresinde oluşan en küçük değişiklikler bile dikkatle değerlendirilmelidir.
En yaygın belirtilerden biri göz akıntısıdır. Şeffaf, beyaz, sarı veya yeşil renkli akıntılar farklı sağlık sorunların belirtileridir. Hafif ve şeffaf akıntılar genellikle toz veya alerjik reaksiyonlarla ilişkilendirilirken, yoğun ve iltihaplı akıntılar enfeksiyon ihtimalini düşündürür. Özellikle çapaklanmanın sürekli hale gelmesi, kedi gözü hastalığı açısından önemli bir uyarıdır.
Gözlerde kızarıklık ve şişlik de sık görülen belirtiler arasındadır. Göz kapaklarının kızarması, üçüncü göz kapağının görünür hale gelmesi veya göz çevresinde ödem oluşması, enfeksiyon ya da travmaya bağlı gelişebilir. Kedinin gözünü sürekli kısması, patisiyle gözünü ovuşturması veya ışığa karşı hassasiyet göstermesi de ağrı veya rahatsızlık belirtisi olarak değerlendirilmelidir.
Bazı kedilerde göz rengi veya parlaklığında değişiklikler gözlemlenebilir. Göz yüzeyinde bulanıklık, matlaşma ya da renk değişimi, daha ciddi göz hastalıklarının habercisi olabilir. Bu tür belirtiler genellikle ilerleyici seyreder ve zamanla görme kaybına yol açabilir.
Göz problemleri çoğu zaman tek başına ortaya çıkmaz. Üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla birlikte görülen hapşırma, burun akıntısı ve halsizlik gibi belirtiler, göz hastalıklarının sistemik bir hastalığın parçası olabileceğini gösterir. Ayrıca bağışıklık sistemi zayıflamış kedilerde göz hastalıkları daha sık ve daha ağır seyredebilir.
Özellikle yavru kedilerde göz enfeksiyonları daha hızlı ilerleyebilir. Gözlerin sürekli kapalı kalması, yoğun akıntı ve göz çevresinde kabuklanma görülmesi durumunda gecikmeden değerlendirme yapılması gerekir. Bu tür belirtiler, erken müdahale edilmediğinde kalıcı hasara yol açabilecek tabloların parçası olabilir.
Kedi Deri ve Cilt Hastalıkları
Kedilerde deri ve cilt sorunları, kedi hastalığı belirtileri arasında hem görsel hem de davranışsal değişimlerle kendini gösteren önemli sağlık problemleridir. Deri, kedinin dış etkenlere karşı ilk savunma hattıdır ve bağışıklık sistemiyle doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle ciltte ortaya çıkan her değişiklik, kedinin genel sağlık durumu hakkında önemli ipuçları verir.
En sık görülen belirtilerden biri kaşıntıdır. Kedinin sürekli kendini kaşıması, tüylerini yolması veya belirli bölgeleri aşırı derecede yalaması, kedi deri hastalığı ihtimalini düşündürür. Kaşıntıya eşlik eden kızarıklık, kabuklanma ve küçük yaralar, deri üzerinde bir tahriş veya enfeksiyon olduğunu gösterebilir. Özellikle kulak arkası, boyun ve karın bölgesi bu tür sorunların sık görüldüğü alanlardır.
Tüy dökülmesi de cilt hastalıklarının önemli bir belirtisidir. Mevsimsel tüy değişimi normal kabul edilse de bölgesel ve düzensiz tüy kayıpları kedi cilt hastalıkları ile ilişkilendirilebilir. Tüylerin matlaşması, seyrelmesi veya deride çıplak alanların oluşması, alerjik reaksiyonlar, parazitler veya mantar enfeksiyonlarının belirtisi olabilir.
Bazı deri hastalıklarında cilt yüzeyinde kabarcıklar, sivilce benzeri oluşumlar veya pullanma görülebilir. Bu tür belirtiler, bakteriyel enfeksiyonlar ya da hormonal dengesizliklerle bağlantılı olabilir. Ayrıca kötü koku, cilt altı enfeksiyonlarının veya ileri seviye dermatolojik sorunların habercisi olabilir.
Parazitler, kedi deri ve cilt hastalıklarının en yaygın nedenleri arasında yer alır. Pire ve akarlar, deride ciddi tahrişe yol açarak yoğun kaşıntı ve ikincil enfeksiyonlara neden olabilir. Bu durum özellikle düzenli dış parazit koruması yapılmayan kedilerde daha sık görülür.
Deri hastalıkları bazen sistemik bir hastalığın belirtisi olarak da ortaya çıkabilir. Bağışıklık sistemi zayıflamış kedilerde veya kronik hastalığı olan bireylerde cilt sorunları daha ağır seyredebilir. Bu nedenle ciltte gözlemlenen belirtiler, yalnızca yüzeysel bir problem olarak değerlendirilmemelidir.
Kedi Gençliği Hastalığı Nedir?
Kedi gençliği hastalığı, özellikle yavru ve genç kedilerde görülen, bağışıklık sistemi henüz tam gelişmediği için daha ağır seyredebilen ciddi bir viral hastalıktır. Tıbbi olarak “panleukopeni” olarak adlandırılan bu hastalık, kediler arasında oldukça bulaşıcıdır ve erken müdahale edilmediğinde hayati risk taşıyabilir. Bu nedenle kedi gençliği hastalığı belirtilerinin doğru şekilde tanınması büyük önem taşır.
Hastalık genellikle virüsle temas sonucu ortaya çıkar. Enfekte kedilerin dışkısı, salyası veya kullandığı eşyalar virüsün yayılmasına neden olabilir. Aşısız yavru kediler ve sokakla teması olan genç kediler risk grubunda yer alır. Virüs vücuda girdikten sonra hızla çoğalarak bağışıklık sistemini baskılar ve sindirim sistemi başta olmak üzere birçok organı etkiler.
Belirtiler çoğu zaman ani şekilde ortaya çıkar. Şiddetli halsizlik, yüksek ateş, iştahsızlık ve kusma en sık görülen semptomlardır. Buna ek olarak sulu ve kötü kokulu ishal görülebilir. Bazı kedilerde ishal kanlı olabilir ve bu durum hızlı sıvı kaybına yol açar. Kedi hastalığı belirtileri arasında yer alan bu tablo, özellikle yavru kedilerde çok daha hızlı ilerler.
Kedilerde gençlik hastalığına yakalanan bireylerde bağışıklık sistemi ciddi şekilde zayıflar. Bu durum, ikincil enfeksiyonların gelişmesini kolaylaştırır. Kedinin çevreye karşı tepkisiz hale gelmesi, saklanma eğilimi göstermesi ve sürekli uyuma isteği dikkat çekici davranışsal değişimler arasındadır.
Tanı genellikle klinik belirtiler, kan tahlilleri ve veteriner hekim değerlendirmesiyle konur. Evde kesin tanı koymak mümkün değildir. Bu nedenle genç bir kedide yukarıdaki belirtiler gözlemlendiğinde zaman kaybetmeden profesyonel destek alınması gerekir. Hastalığın erken evrede fark edilmesi, tedavi sürecinin başarısını doğrudan etkiler.
Gençlik hastalığına karşı en etkili koruma yöntemi aşılamadır. Aşı programı düzenli uygulanan kedilerde hastalığın görülme riski ciddi oranda azalır. Bu nedenle yavru kedilerin sağlık takibi aksatılmamalıdır.
FIP Hastalığı Kedi İçin Ne Anlama Gelir?
FIP hastalığı kedi sahipleri için en endişe verici hastalıklardan biridir. FIP (Feline Infectious Peritonitis), kedilerde görülen ve bağışıklık sistemiyle doğrudan ilişkili olan ciddi bir viral hastalıktır. Bu hastalık, kediler arasında yaygın olan koronavirüsün mutasyona uğraması sonucu ortaya çıkar. Önemli bir nokta, her koronavirüs taşıyan kedinin FIP olacağı anlamına gelmediğidir.
FIP hastalığı çoğunlukla genç, bağışıklığı zayıf veya stres altında olan kedilerde görülür. Özellikle çok kedili evlerde, barınaklarda veya bağışıklık sistemi baskılanmış bireylerde risk daha yüksektir. Virüs vücutta mutasyona uğradığında bağışıklık sistemi anormal bir yanıt verir ve bu durum sistemik bir hastalık tablosuna yol açar.
Kedi FIP hastalığı belirtileri genellikle sinsi başlar. Uzun süre geçmeyen halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı ve dalgalı ateş en sık görülen belirtiler arasındadır. Bazı kedilerde karın veya göğüs boşluğunda sıvı birikimi görülebilir. Bu durum karında şişlik, solunumda zorlanma gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Bu tablo “ıslak FIP” olarak adlandırılır.
Bazı vakalarda ise belirgin sıvı birikimi olmadan ilerleyen “kuru FIP” formu görülür. Bu formda göz problemleri, sinir sistemi belirtileri, davranış değişiklikleri ve organ fonksiyon bozuklukları ön plana çıkabilir. Kedi gözü hastalığı belirtilerine benzeyen göz içi iltihaplanmalar, FIP’in önemli ipuçları arasında yer alabilir.
FIP tanısı koymak her zaman kolay değildir. Belirtiler birçok farklı kedi hastalığı ile benzerlik gösterebilir. Bu nedenle veteriner hekimler genellikle klinik bulgular, kan testleri ve görüntüleme yöntemlerini birlikte değerlendirir. Evde yapılan gözlemler tanı için yeterli değildir ancak sürecin fark edilmesini sağlar.
FIP şüphesinde erken veteriner hekim değerlendirmesi kritik öneme sahiptir. Hastalığın seyri kediden kediye farklılık gösterebilir ve erken müdahale, izlenecek yolun belirlenmesinde belirleyici olur.

Hasta Bir Kediye Ne İyi Gelir?
Hasta bir kedinin ihtiyaçları, hastalığın türüne ve şiddetine göre değişiklik gösterse de genel destekleyici bakım unsurları çoğu durumda ortak noktalar taşır. Kedi hastalığı sürecinde amaç, kedinin bağışıklık sistemini desteklemek, konforunu artırmak ve iyileşme sürecini zorlaştırabilecek stres faktörlerini azaltmaktır.
Beslenme, hasta bir kedi için en kritik konuların başında gelir. İştahsızlık yaygın bir belirti olduğu için kedinin kolay tüketebileceği, kokusu cazip ve sindirimi kolay gıdalar tercih edilmelidir. Yaş mamalar veya veteriner hekimin önerdiği özel diyetler, sıvı alımını da desteklediği için fayda sağlayabilir. Kedinin zorlanarak beslenmesi ise önerilmez, bu durum stres yaratabilir ve durumu kötüleştirebilir.
Su tüketimi mutlaka takip edilmelidir. Hasta kedilerde susuz kalma riski yüksektir. Kedinin suya kolay ulaşabilmesi, su kabının sık sık tazelenmesi ve gerekirse farklı noktalara ek su kapları konulması yardımcı olabilir. Özellikle ateş, ishal veya kusma varsa sıvı dengesi daha da önem kazanır.
Dinlenme alanı da dikkatle düzenlenmelidir. Hasta kediler sessiz, sıcak ve huzurlu bir ortamda kendilerini daha güvende hisseder. Gürültüden uzak, cereyansız bir alan iyileşme sürecini olumlu etkiler. Kedinin zorla kucakta tutulması veya sürekli kontrol edilmesi yerine, kendi alanında dinlenmesine izin verilmelidir.
Bağışıklık sistemi zayıflamış kedilerde stres faktörleri hastalığın seyrini olumsuz etkileyebilir. Evde rutinlerin mümkün olduğunca korunması, ortam değişikliklerinden kaçınılması ve diğer evcil hayvanlarla temasın kontrollü sağlanması önemlidir. Bu yaklaşım, özellikle kedi hastalığı belirtileri gösteren kedilerde iyileşme sürecini destekler.
Temizlik ve hijyen de ihmal edilmemelidir. Tuvalet kabının düzenli temizlenmesi, mama ve su kaplarının hijyenik tutulması enfeksiyon riskini azaltır. Ancak temizlik sırasında ağır kimyasallar kullanılmamalıdır.
Hasta Olan Kediye Evde Ne Yapılır?
Aşağıdaki durumlarda evde beklemek yerine acil değerlendirme gerekir:
* Kedi 24 saatten uzun süredir hiç yemek yemiyorsa
* Şiddetli halsizlik veya bilinçte değişiklik varsa
* Sürekli kusma veya kanlı ishal görülüyorsa
* Solunumda zorlanma varsa
* Yavru veya yaşlı bir kedide belirtiler hızlı ilerliyorsa
Bu belirtiler var ise evde zaman kaybetmeden hemen veteriner hekimden destek alınmalıdır.
Hasta olan bir kediyle evde ilgilenirken amaç, veteriner hekim tedavisinin yerini almak değil, kedinin konforunu artırmak ve iyileşme sürecini desteklemektir. Kedi hastalığı söz konusu olduğunda yapılacak ev içi uygulamalar bilinçli ve kontrollü olmalıdır. Yanlış müdahaleler, hastalığın seyrini olumsuz etkileyebilir.
Öncelikle kedinin davranışları düzenli olarak gözlemlenmelidir. İştah durumu, su tüketimi, tuvalet alışkanlıkları ve genel hareketliliği takip edilmelidir. Bu gözlemler, veteriner hekime verilecek bilgiler açısından oldukça değerlidir. Özellikle kedi hastalığı belirtileri zaman içinde artıyorsa ya da yeni belirtiler ekleniyorsa, evde beklemek yerine profesyonel destek alınmalıdır.
Ev ortamının düzenlenmesi önemli bir adımdır. Hasta kediler için sessiz, sıcak ve huzurlu bir alan oluşturulmalıdır. Aşırı ilgi göstermek ya da sürekli kontrol etmek yerine, kedinin kendi alanında dinlenmesine izin verilmelidir. Stres, bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebileceği için ortam sakin tutulmalıdır.
Beslenme konusunda zorlayıcı olunmamalıdır. Kedinin iştahı azalmışsa, küçük porsiyonlar halinde ve daha sık sunum yapılabilir. Ancak insan gıdaları, baharatlı veya yağlı yiyecekler kesinlikle verilmemelidir. Veteriner hekim önerisi olmadan vitamin, takviye veya ilaç kullanımı da risklidir.
Su tüketimi dikkatle izlenmelidir. Kedinin susuz kalmaması için su kabı temiz ve kolay ulaşılabilir bir yerde olmalıdır. İdrar yapma sıklığında azalma fark edilirse bu durum not edilmelidir. Özellikle ateşli veya sindirim sistemi problemleri yaşayan kedilerde sıvı dengesi kritik öneme sahiptir.
Evde kesinlikle yapılmaması gerekenlerin başında, insanlara ait ilaçların kedilere verilmesi gelir. Ağrı kesiciler, antibiyotikler veya bitkisel ürünler kediler için ciddi toksik etkilere yol açabilir. Ayrıca internetten edinilen kulaktan dolma tedavi yöntemlerinden kaçınılmalıdır.
Hasta bir kedinin evde bakımı, dikkatli gözlem ve doğru destekle sınırlı tutulmalıdır. Tedavi ve teşhis süreci her zaman veteriner hekim tarafından yönlendirilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular
Kedi hastalığı belirtileri ne kadar sürede fark edilir?
Bazı hastalıklarda belirtiler birkaç gün içinde ortaya çıkarken, bazıları haftalar boyunca sinsi şekilde ilerleyebilir.
Kedi gözü hastalığı evde tedavi edilebilir mi?
Hafif durumlar gözlemle izlenebilir ancak akıntı, kızarıklık veya ağrı varsa veteriner hekim değerlendirmesi gerekir.
Kedi tırmığı hastalığı belirtileri nelerdir?
İnsanlarda görülen bu hastalık, genellikle tırmalanan bölgede şişlik ve ateşle kendini gösterir, kedilerde çoğu zaman belirti görülmez.
FIP hastalığı kedi için kesin ölümcül müdür?
FIP ciddi bir hastalıktır ancak her vaka aynı seyri göstermez. Erken farkındalık ve veteriner hekiminizin yönlendirmesi önemlidir.
Hasta bir kediye evde ne yapılır?
Evde yalnızca destekleyici bakım ve gözlem yapılmalı, tedavi mutlaka veteriner hekim tarafından planlanmalıdır.
Not: Kedilerde hastalık belirtileri her zaman aynı şekilde ortaya çıkmayabilir ve farklı sağlık sorunlarında benzer semptomlar görülebilir. Bu nedenle bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır ve veteriner hekim muayenesinin yerini tutmaz. Kedinizin genel durumunda değişiklik fark ediyorsanız veya belirtiler devam ediyorsa, gecikmeden bir veteriner hekime başvurmanız en doğru yaklaşım olacaktır.